“Devri Âlâ duası” son yıllarda halk arasında özellikle korunma, rızık artışı, cinlerden uzak durma veya manevi kuvvet kazanma amacıyla sıkça anılan bir dua olarak geçmektedir. Ancak tıpkı “Berhetihin Keririn” ifadesinde olduğu gibi, bu duanın da kaynağı Kur’an-ı Kerim’de veya sahih hadislerde bulunmaz. Yani “Devri Âlâ duası” İslamî açıdan sahih bir dua değildir; sonradan uydurulmuş veya halk arasında tılsımvari anlamlar yüklenmiş bir ifadedir.
Bu konuyu doğru anlamak için hem isim anlamı hem de İslamî bakış açısı ile açıklayalım.
“Devri Âlâ” Ne Demektir?
Arapça kökenli bu kelimelerden:
- “Devr” kelimesi: “Dönmek, devretmek, dolaşmak” anlamına gelir.
- “Âlâ” kelimesi: “Yüce, yüksek, üstün” anlamındadır.
Dolayısıyla “Devri Âlâ” kelime olarak “Yüce devr, yüksek dönüş” anlamına gelebilir. Ancak bu ifade, Kur’an veya hadislerde dua olarak geçmez. Genellikle mistik, tasavvufi çevrelerde veya halk arasında uydurulmuş tılsımlı sözler olarak kullanılmıştır.
Bazı kişiler, bu sözleri “gizli ilim” veya “enerji duası” gibi tanıtır; fakat İslamî ölçülere göre anlamı bilinmeyen, kaynağı meçhul duaların okunması caiz değildir.
İslami Açıdan Değerlendirme
Dua, kul ile Allah arasında kurulan şuur dolu bir iletişimdir. Bu sebeple, anlamı bilinmeyen sözlerin veya kökeni belli olmayan kelimelerin “dua” olarak kullanılması bid’at (dinde sonradan çıkarılmış uygulama) sayılır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Her kim bizim dinimizde olmayan bir şeyi ona eklerse, o şey reddedilmiştir.”
(Buhârî, Sulh, 5; Müslim, Akdıye, 18)
Yani İslam’da dua, Kur’an ayetlerinden, sahih hadislerde geçen dualardan veya anlamı açık, samimi niyazlardan oluşmalıdır. “Devri Âlâ duası” gibi kökeni belirsiz sözlerin, Allah katında bir değer taşıdığına dair hiçbir delil yoktur.
Halk Arasında “Devri Âlâ Duası” Nasıl Anlatılır?
Bazı kişiler bu duayı şu amaçlarla kullanır:
- “Evden cinleri kovar.”
- “Nazara karşı korur.”
- “Evde bereketi artırır.”
- “Kişiye güç ve nur verir.”
Ancak bunların hiçbirinin İslamî dayanağı yoktur. Aksine, bir Müslüman bu tür dualara “tılsım” niyetiyle inanırsa, farkında olmadan şirke düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Çünkü koruyan demir, yazı, kelime veya muska değil; yalnızca Allah’tır.
Kur’an-ı Kerim’de bu açıkça bildirilir:
“Sana dokunan bir sıkıntıyı Allah’tan başka giderecek yoktur.” (En’âm, 17)
Gerçek Koruyucu Dualar
“Devri Âlâ” gibi uydurma kelimelere yönelmek yerine, sahih kaynaklarda bildirilen şu duaları okumak hem güvenli hem de etkilidir:
1. Ayet’el Kürsi (Bakara, 255)
“Allahu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm…”
Bu ayet, cinlerden, nazardan ve kötülüklerden korunmak için Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından bizzat tavsiye edilmiştir.
2. Felak ve Nâs Sureleri
“Kul eûzü bi rabbil felak…”
“Kul eûzü bi rabbin-nâs…”
Her türlü büyü, vesvese, nazar ve gizli kötülüklerden korunmak için okunur.
3. Peygamberimizin Korunma Duası
“Eûzü bi kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ halak.”
(Allah’ın eksiksiz kelimelerine, yarattığı her şeyin şerrinden sığınırım.)
Bu dua, en güçlü “korunma duası” olarak hadislerle sabittir.
4. Ev ve Aile İçin Bereket Duası
“Allah’ım, evimizi huzurlu, rızkımızı helal, kalplerimizi bir, hayatımızı bereketli kıl.”
Bu tür dualar, anlamı bilinen ve kalpten gelen dua örnekleridir; İslam’ın özüne uygundur.
“Devri Âlâ” Gibi İfadelerden Kaçınmak Neden Gerekir?
İslam âlimleri, dua ve zikirde bilinmeyen kelimelerin kullanılmasını şu sebeplerle uygun görmemiştir:
- Anlamı bilinmeyen sözler, Allah’a karşı edebe aykırıdır.
- Şeytan, anlamı olmayan kelimelerle insanı yanlış niyetlere yönlendirebilir.
- Duanın özü samimiyettir; gizem değil.
- Böyle ifadeler zamanla “tılsım”a dönüşür ve insanlar Allah yerine kelimeye güç atfetmeye başlar.